Ulaş Bu sene tecavüz yazısını yazdıktan bir süre sonra, bir etkinlik vesilesiyle kalabalık bir şekilde Ankara’ya gittik. Ocak ayıydı sanırım. Gitmeden önceki günlerde çok kötü rüyalar görüyordum yine. Baya kötüydüm. Hem kafamda çok dönüyordu, hem de kendime zarar vermeye başlamıştım. Oraya giderken karşısına çıkıp konuşma gibi bir şey düşünmüyordum. Ayrıca o kadar zaman yaptığım yüzleşme…“Zor Yazılar Serisi: Yüzleşme” yazısını okumaya devam et

Ali için.* Yazan ve Çizen: ZeynepUzmanı değilim. Bu yazıyı sıradan bir kadın ve anne olarak yazıyorum. Ama bu konularda çalışan uzmanlarla görüşmüşlüğüm var, çünkü kadına yönelik şiddet, namus algısı, çocuk istismarı gibi konulardaki sosyal araştırmalarda, sahada, görüşmeci olarak çalıştım. Çocuk istismarı ve çocuğun cinsel istismarı, ilk anda düşündüğümüzden, düşünmeye dayanabileceğimizden çok daha yaygın. Çocuk bedenlerinden…“Çocukları Tacizden Nasıl Koruruz?” yazısını okumaya devam et

Geçen yıl kasım ayında bu yazının başını Ali’ye göndermiştim ve şubat ayında bana şu cevabıyla beraber yazıyı hatırlatmıştı. “Belki yakın zamanda bu yazıyı da tamamlarsın” Bu meseleyi en çok Ali’yle konuşurduk. Yazmanın, ifade etmenin ne kadar zor olduğunu ama zor olduğu kadar da önemli ve gerekli olduğunda hemfikirdik. Hayattayım blogunu da zaten bu amaçla açmıştı….“Zor yazılar serisinin ilki: Tecavüz” yazısını okumaya devam et

Uzun bir ara oldu.Acıları dönüştürmek bazen aylar, bazen yıllar alıyor. Bu ayrılığın nedenini bilenleriniz var, bilmeyenler için söyleyelim. Hayattayım blogunun kurucusu olan Ali yani Aligül, yol arkadaşımız, canımız, 26 Eylül 2013 günü maalesef kanserle mücadele ettiği 1 yılın sonunda aramızdan ayrıldı. Bu ayrılığın acısını içimizden atmamız, halleşmemiz hiç kolay olmasa da, biliyoruz ki Ali’yi heyecanlandıran,…“Yeniden merhaba!” yazısını okumaya devam et

Aligül Geri dönüş (flashback) yaşadığım zamanlarda kendime iyi gelecek her şeyi yapmaya çalıştım. Aşağıda bunların bir listesi var. Kronolojik değil, aklıma geldiği şekilde sıraladım. İçlerinden bazılarını sonraki –göğüs ameliyatına karar vermek-  gibi zor durumlarda da kullandım. İçlerinde belki size de uyan birkaç tane olabilir. Buyurun bir göz atın. Haftada bir gün, bir saat, bir arkadaşımla…“Kendime yardım listesi” yazısını okumaya devam et

Aligül2011 sonbaharında,  ergenlikte yaşadığım cinsel istismarı hatırlatan, yüzleştiren geri dönüşle ilgili pek bir şey yazmamışım. Bırak yazmayı, o günleri tekrar hatırlamaya bile pek cesaretim olmadı. Nasıl başladı pek bilemiyorum. Cinsel arzu duyduğum bir arkadaşımın bazı jestleri, giyim tarzı bir yerden tanıdık gelmeye başladı. Arkasından da bir isim ve o isme ait resim geliyordu. Bir süre…“Kısasa Kısas” yazısını okumaya devam et

Yüzleşmede, çocukken sizi incitmiş kişilerin karşısına, bir yetişkin olarak çıkıp yüz yüze gelirsiniz. Yaşadığınız şeyi cinsel istismar olarak adlandırırsınız, duygularınızı ifade eder ve istismar edenin (kadın/erkek) sizi hangi yönlerden etkilediğini konuşursunuz. Yüzleşmeler, kendi gücünüz ve etkiniz olduğunu öğrendiğiniz için, inanılmaz şekilde güçlendirici olabilir. Doğruyu söyleme özgürlüğünü ve sizi bağlayan sessizliği kırma deneyimini yaşarsınız. Yüzleşmeler, size…“Yüzleşmeler” yazısını okumaya devam et

Ben Atherton-Zeman  / Ağustos 2006Çev: Pelin Öztürk  Partnerinizin seks yapmayı kabul ettiğini nasıl anlarsınız? Sorar mısınız veya hiç cevap vermezse kabul ettiğini mi varsayarsınız? Vücut dilini takip eder misiniz? Kabul etmiyor gibi görünürse “onu rahatlatmaya” çalışır mısınız? Rıza beklemektense belki de rızayı kendiniz “inşa ediyorsunuz”. Üniversitede öğrenciyken, öncelikli hedefim “ilişki kurmaktı”. Kendimi hiçbir zaman “kötü…“Rıza İnşası – Bu Tecavüz mü?” yazısını okumaya devam et

Sena“Bu yazı bir başlangıç, içimden bir nebze çıkması için yaşadıklarımın.”  Bundan 14 yıl önce, 18 yaşındayken, bir erkekle bir yıldır süren bir ilişkim vardı. Henüz mastürbasyon da dahil, cinsellikle tanışmamıştım, bedenime dokunmamıştım o zamanlar. Erkek arkadaşıma karşı da cinsel arzu hissetmiyordum. Bazen birlikte yatıyorduk, bana dokunmasını ve onunla öpüşmeyi seviyordum. Üstümü çıkarıyordum fakat altımı çıkarmak…“İlk deneyim – “cinsellik mi?”” yazısını okumaya devam et

Benim ismim Murat.  Hep böyle bir yer aradım yaşadıklarımı anlatmak için ve buldum da galiba.   O gün evde kadınlar günü vardı, ben de dışarda maç yapıyordum. Her zaman eve gitmek istemeyen ben, o gün herkes erken dağılınca, ben de eve gittim ama annem almadı, “git, oyna, ayak altında dolaşma!” dedi. Kendi başıma oynarken Serhat abi…“Hayat bu işte!” yazısını okumaya devam et